Adanmışlık yatırımdır, Adanmışlık şanstır

Hamleni yap! İçinde bulunduğun bu ölümcül durumdan kurtul yoksa saf dışı edileceksin. Oluşunun bütünlüğüne geri dön, birliğini geri kazan, sadece bu şekilde incitilmez olabilirsin. Bir an bile tereddüt etme çünkü bu savaşın sonucu, zafer ya da yenilgi tamamıyla sana bağlı.

Osmanlılar, diğerleri üzerinde üstünlük, kontrol ve güç sahibi olmak amacıyla savaşmazlardı. Osmanlı savaşçılarını, fakir, mazlum ya da düşkünler uğruna savaşmak için değil, ölümü fethedenler olarak, iç dünyalarında elde etmiş oldukları başarıları savaş alanında tatbik etmelerini sağlayacak basit bir sınav için biraraya toplardı.

Osmanlı’nın eğitimi, sadece insanları kendi hayatlarından vazgeçip herhangi bir ideoloji uğruna şehit ya da kahraman olmaları için değil, aynı zamanda yegane bir amaç doğrultusunda, önce kalplerinde ve sonra doğal olarak bedenlerinde, ölümsüzlüğe açılacak bir geçit oluşturabilmelerini hedefliyordu.

Bir savaşçı için, kendisinin teşvik etmediği, ona sonsuzluğun kapılarını aralayacak bir savaştan daha fevkalade birşey olamaz.

Osmanlı, içinde ölmeye karar vermiş ve ölümden beslenen herşeye karşı ölümcül bir tehdidti. Osmanlı’nın en yüce hedefi ölüme karşı kazanılan zaferdir.

Korkunun, seni dışarıdan ürküten ya da tehdit eden bir şeye karşı geliştirdiğin doğal bir tepki olduğunu düşünebilirsin. demişti Fatih. Gerçekte, seni korkutacak birşeyin kaynağı ve asıl sebebi en başından beri senin korkundur.

Aradığın kararlılığı sadece kendi içinde bulabilirsin” dedi Kanuni. Güvenlik duygusu, kendi içinde kazandığın bir zaferdir ve dışarıdaki herhangi bir durumdan ya da kimseden değil, sadece senden gelir.

Boşluğa, bilinmezliğe adım atan bir kişi tek bir saniye bile kuşku duymadan inanmalıdır ki, ayaklarının altındaki zemin, cesur hareketinin, parlak çılgınlığının doğru olduğunu kanıtlarcasına şekil alacaktır.

İnan, sonra Gör komutanların kaçınılmaz kanunudur, ve kendi kendini yönetenlerin kanunudur.

Oluş ‘un gıdası niyet.
Aklın gıdası sükunet.
Bedenin gıdası oruçtur
.

Bütün olmuş biri için herşey olanaklıdır. Kendin ve fikirlerin üzerine bahse girersen, tüm dünya da senin üzerine oynayacaktır. Yaşamının niteliği ve başarısı adanmışlığın derecesine bağlıdır.

İçten adanmışlık yatırımdır ve tek gerçek paradır. Olayları gerçekleştiren, tüm fırsatları ve gerekli kaynakları ayağına getiren senin adanmışlığındır. Dış dünyada yaptıklarının başarısı, sadece adanmışlığının bir yansımasıdır.

O mülkü satın almak için paraya ihtiyacın yok. Kendini adamaya ve oluşunun derinlerinde vereceğin söze ihtiyacın var. Adanmışlığın tam olmalı! İçsel sorumluluğun ve bütünlüğün sahip olacağın fınansal varlığın boyutunu belirler ve bunun için ihtiyacın olan tüm kaynakları oluşturur.

Para gerçek değildir.

Gerçek olan, bir insanın adanmışlığı ve inancının kuvvetidir. Para ve kaynaklar sadece bu meziyetlerin doğal sonucu olarak ortaya çıkarlar.

Para gerçek değildir. İnsanın, adanmışlığı ve sorumluluk bilinci vasıtasıyla kendi oluşunda galip geldiklerinin, kendisine karşı kazandığı zaferlerin, zaman içinde görünür olmasını sağlar. Aynı şekilde, inancındaki en ufak bir çatlak, nasibinin temelinden sarsılmasına neden olur

Kendilerini düzene sokarlar ve hayallerin kendi paylarına düşen sorumluğunu üstlenirler.

Olanaksız olan, olanaklı olanın alçaktan görünüşüdür. Daha yükseği hedef al, oluş seviyeni yükselt. İnanmanın tamamıyla, olanaksızı olanaklı hale ve sonunda da kaçınılmaz olana dönüştürebilme kapasitesi olduğunu anlayacaksın.

Adanmışlığın, içten verdiğin söz, ihtiyacın olan tüm kaynakları sana sağlayacaktır. Adanmışlık yatırımdır. Adanmışlık şanstır. Her şeyini ortaya koy. Tek bir atomun bile sorumluluklarının yörüngesi dışında kalmasına izin verme.

Sahip olduğun ve daha henüz sahip olmadığın herşey üzerine bahse gir, kendi üzerine, fikirlerin üzerine. Böylece tüm dünya da senin üzerine bahse girecek.

Ne zaman, üstesinden gelemeyeceğini, karşı koyamayacağını düşündüğün bir durumla karşılaşırsan inancını hatırla. Tüm sınırlamaları kendi içsel durumların üzerinde saptayabilirsin. Bunun farkına vardığında, onlar da ortadan kaybolacaklardır.

Parasızlıktan dolayı endişelenme. Para eksik çünkü sen o konuda endişeleniyorsun. Kendini gözlemle ve her an durumunu koru. Herşey zaten yapıldı. Tek bir engel var: o da sensin!

Kaynak: Tanrılar Okulu – S. E. D’Anna

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir