Önce Kral ol, Krallık sonrasında gelecektir

Oluş halimiz başımıza gelen her şeyin gerçek Yaratıcısıdır. Sorumluluk seviyeni yükselt, verdiğin sözü yenile, göreceksin ki, ekonomi ve iş dünyası Oluş ‘un kanunlarına boyun eğecek. Esas çözüm bu!

Kabahati kendi dışında arayarak dünyayı, koşulları, diğer insanları suçlama. Şimdi, kaybolan temeli geri kazanmak, kaybettiğin bütünlüğünün parçalarını tekrar biraraya getirmek zorundasın. Çözüm budur.

Önce Kral Ol’

Bütünlük, bir oluş hali; kararlılığın, eksiksizliğin, canlılığın duyumu; korkunun yokluğu durumudur. Onu teninde, bedeninde, kalbinde, nefesinde hissedersin. Bütünlük rehberliğinde yönetilen hükümetler ve milletler, kuruluşlar ve işletmeler refah içinde, mutlu ve uzıın yaşamlar sürerler.

Önce Kral ol, Krallık sonrasında gelecektir.

Varolan tüm sağ ve sol yönelimli ideolojiler çağdışı ve işe yaramıyorlar. Kitlelerden değil fakat bireyden kaynaklanan iktidar ve güç, hiç durmadan yaşamın temel ilkelerini yeniden yazıyor. Sen de, bir birey olarak, bütünlüğün vasıtasıyla yeni bir insanlık yaratmak, kendi içinde yeni bir ekonominin yeniden tasarımını yapmak, yepyeni bir çağı yansıtmak ve yeni bir yazgıyı hatırlamak üzere görevlendirildin.

Kendini olumsuz ruh hallerine kaptırırsan, kendi düşlediğin ve yansıttığın bu dünya tarafından yenilgiye uğratılırsın. Gereksiz herşeyi temizle. Bu düşüşe şimdi engel olabilirsin, tam bu anda. Bunu sadece şimdi yapabilirsin.

Şimdi, var olan tek zaman, içinde eylemde bulunacağın tek dünyadır. Bir saniye önce, eğer başka herhangi bir ‘Şimdi’ olsaydı bundan tamamen farklı bir dünya olurdu ve bir saniye sonra tamamen unutulurdu.

Manevi çürümüşlükten kurtul, böylece, üzerine üflediğinde, dünyanın küller gibi uçuşup yok olduğunu göreceksin. Gördüğün ve dokunduğun dünya senin düşünün bir ürünü. Duygu ve düşüncelerin, inanç ve eylemlerin, tarih ve kader, seni saran olaylar ve insanlar, hepsi senin içsel oluşun tarafından yaratılır ve şekillendirilirler.

Dünyadaki en berbat eş bile senin kendi kendini aldatmandan ya da kendinden çalmandan daha kusursuz biçimde seni aldatamaz ya da senden birşey çalamaz.

Sen kendi kendinin hırsızısın. İçten içe soyuyorsun kendini. İş ya da özel hayatında sahip olduğun eşlerin ve ortakların, her zaman içinde bulunduğun koşulların, oluş durumlarının mükemmel bir yansıması olacaklar. İnsan sadece ne ise ona sahip olabilir ve sadece hak ettiği ölçüde seçer ya da seçilir.

Geçmiş sadece görünürde kendini tekrarlar. Gerçekte, ne burada, ne bir insanın hayatında, ne de medeniyetler tarihinde bir ‘geçmiş’ vardır. Geçmiş yalandır. Sadece bu an var. Kutsal, sonsuz ve herşeye kadir olan. Onu iyi kulan. Onun dışında başka hiçbir şansın olmayacak. Bu anın dışında aciz, zamana bağımlı, sınırlı, kırılgan ve ölümlüyüz.

Geçmiş bir yalandır.

Ve hafızaya ait olan her şey de bir kurgu. Geçmişte yaşadığına inandığın ne varsa gerçekte hiç yaşanmadı. Geçmişte meydana geldiğine inandığın herşey şimdi, tam bu anda oluşmakta. Sonra ya da önce olan bir an yok. Her şey Şu anda gerçekleşiyor çünkü şimdi ‘nin dışında hiç bir şey yok.

Şimdi; her bir elektrondan kainata kadar, zamanı olmayan başlangıç ve her döngünün sonu gelmeyen sonudur.

Kaynak: Tanrılar Okulu – S. E. D’Anna

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir